tuncel kurtiz | sinan gümüş

tuncel kurtiz | sinan gümüş

675

Burjuva sanatının, pespaye dizilerin değil; Halktan Yana Sanatın Önemli İsmidir Tuncel Kurtiz.
Umut filminin Hamal Hasan’ı, Duvar’ın Ali Emmisi, Sürü’nün Hamo Ağa’sı…
Çirkin Kral’dan Üçünüzü de Mıhlarım’a kadar birçok Yılmaz Güney filminin önemli karakteri…
Bereketli Topraklar Üzerinde’nin Kürt Zeynel’i…
Şellale’den Işıklar Sönmesin’e, Tabutta Rövaşata’dan O da Beni Seviyor’a önemli onlarca filmin oyuncusu…
Nazım Hikmet’in Şeyh Bedreddin Destanı’nı oyunlaştıran ve sahneleyen tiyatrocu…
Sesiyle şiirlere hayat veren, okuduğu metinlere can katan… Yüzünün her kıvrımını ezberlediğimiz,
sesinin her vurgusunu yüreğimizde hissettiğimiz… Ulusal ve Uluslar arası alanda birçok ödülü olan bir sinemacı, bir yönetmen, bir oyuncu, bir tiyatrocu…
Politik filmlerin, politik şiirlerin, politik tiyatronun ülkemizdeki önemli isimlerinden…
Bir aydın, bir ilerici, bir sosyalist…
Tuncel Kurtiz’i kaybettik. Kalp krizi sonucu hayatını kaybettiği açıklandı.
Yaşamının önemli bir bölümünü Halk İçin Sanata adadı Tuncel Kurtiz. Yeteneğini, bilgisini, birikimini halkın geleneklerini, yoksulluğunu, çilesini anlatmak için kullandı.
Devrimci müzik geleneğinin ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden Grup Yorum’la da ilişkisi 2000’li yılların
başında başladı. Yorum’un ABD’nin Irak işgali ve dünya üzerindeki sömürüsüne karşı çıkardığı ‘Biz Varız’ isimli tek şarkılık albümde Ümit İlter’in yazdığı Geçit Yok isimli şiiri seslendirdi. Bu şiir ABD’nin Ortadoğu’daki saldırganlığına karşı açık bir karşı koymaydı. Halkların emperyalist saldırganlığa karşı haklı şiddetinden yana tavır alan, emperyalizmin mutlak yenileceğini haykıran bir devrimci şiirdi. Bu şiiri hiçbir tereddüte düşmeden, büyük bir coşkuyla, ABD’ye karşı büyük bir öfkeyle okudu. Sesiyle şiiri adeta yaşayan bir canlıya dönüştürdü.
Aynı şiiri Yorum’un 2010 yılında İnönü Stadyumu’nda verdiği 25. Yıl konserinde 55 bin kişiye de okudu. Stadyumda
adeta yer yerinden oynadı. İşte bütün bu yanlarıyla birlikte halka sırtını dönmeyen, dönekleşmeyen, inançsızlaşmayan, halk için sanat yapan, halktan biri olarak yaşayan bir isim oldu Tuncel Kurtiz. Bir ilerici, bir
sosyalist aydındı…
Bununla birlikte başka bir yanı daha vardı Kurtiz’in:Ezel’in Ramiz Dayı’sı… Muhteşem Yüzyıl’ın Ebu Suud’u…
Yani popüler kültür içinde, medyada, TV dizilerinde son yıllarda bir yer edinmeye başlamıştı. Yaşamın zorlukları, kapitalizmin vahşiliği onu da para kazanmak için dizi vb yerlerde oynamaya mecbur bırakmıştı. Gönülsüzdü buralarda oynarken. Bunu her fırsatta dile getiriyordu. 77 yıllık ömrün, 40 küsür yıllık sanatsal yaşamının küçük, minicik bir bölümünü kaplar onun böyle dizilerdeki rolleri.
Ama özelikle genç nesiller onu halkçı kimliğiyle değil dizilerdeki bu yapay kimliğiyle tanıdılar.
Burjuvazi de onun halkçı kimliğini olabildiğince gizlemeye çalıştı. Kendisine maletmeye, kendisi ile birlikte var etmeye çalıştı. Kendi değeriymiş gibi sunmaya çalıştı. Basının onun ilerici aydın yanını neredeyse görmezden gelen
tavrına karşılık Tuncel Kurtiz gerçeği her fırsatta dile getirdi. Nazımlar’ın, Yılmaz Güneyler’in içini boşaltmaya çalışan, onları sadece aşklarıyla, kabadayılıklarıyla gündeme getiren, politik görüşlerini yok sayan politikası Tuncel Kurtiz’de de işliyor. Onların sanatına güç veren, can veren, efsaneleştiren, halkın belleğinde derin
izler bırakmasını sağlayan esas nedenin Sosyalist birer devrimci olmaları gerçeğini her fırsatta gizliyor burjuvazi.
Biz ise tüm değerlerimizi olduğu gibi Tuncel Kurtiz’i de sahipleniyor ve yüksek sesle haykırıyoruz:
Tuncel Kurtiz halkındır. Tuncel Kurtiz bizimdir. Bizden çalmanıza, kirletmenize izin vermeyeceğiz…

NO COMMENTS

Leave a Reply