savaşa hayır mı? | sanat cephesi

savaşa hayır mı? | sanat cephesi

6142

Dünya halkları, emperyalistlerin çıkardığı iki büyük dünya savaşına tanıklık etti. Bu savaşları dünya halkları başlatmadı. Bu savaşları başlatan her tarafı sömürmek için saldıran, milyonlarca insanı katleden bu sömürü düzeninin kendisidir. Sadece daha fazla sömürü elde etmek için, daha fazla kar elde etmek için örneğin, Almanya’nın Avrupa’nın emperyalist tekelleri bu dünya savaşlarını başlatmıştır. İki dünya savaşında da Almanya’nın Krupp tekeli bu savaşı başlatanların başındadır. , 60 milyon insanı katledildiği bu savaşları biz çıkarmadık…

1-15pages_subat (1)_Sayfa_08Amerika doğrudan saldırarak girmişti Irak’a, Afganistan’da Amerikan uçakları bombalamaya devam ediyor hala.

Amerika gizli işgal ediyor ülkeleri. Bugün sokakta Amerikan askerleri devriye gezmiyor ülkemizde. Ama ülkemiz işgal altında değil mi? Amerika yönetmiyor mu ülkemizi? Dünyada Amerikan askerinin olmadığı ülke sayısı çok azdır.

Bütün bankalar, memurların, işçilerin maaşları… Her şey Amerika’nın denetimi altında. Başbakan IMF’ye borcu bitirdik diye övünüyor. Oysa önceki yıllara göre on kat daha fazla borca soktular ülkemizi. “Babalar gibi satarız” demişti AKP’nin bakanı Kemal Unakıtan… Sattılar, sattılar ve artık satacak bir şey kalmadı ülkede… Bütün ekonomi sistemi Amerika’nın kontrolü altında.

Vatanımızın toprakları işgal altındaysa -ki illa bunun tankla topla asker postallarıyla da olması gerekmiyor- ülkenin 35 milyon metrekaresinde Amerikan bayrağı dalgalanıyorsa ve biz bu topraklara ayak bile basamıyorsak…Amerikan üsleri ülkenin her tarafını sarmışsa… Amerikan işbirlikçileri tarafından halkımız sömürülüyorsa… Amerika’nın ve işbirlikçilerinin beslediği çeteler, Suriye’de ve dünyanın her tarafında kitlesel cinayetler, katliamlar yapıyorsa…

Bağımsızlık savaşı, Amerika’ya karşı savaşmak haklı bir savaştır. Hiç kimse bu savaşa hayır diyemez…

Savaşa hayır, demiyoruz, halkların bağımsızlık ve özgürlükleri için savaşmalarına hayır demiyoruz. bunu söyleyenler, bütün halkların esir olmasını savunuyor demektir.

Kendi koydukları kanunlara kendileri uymuyorlar… Kendi yasalarınıza uyun diyoruz, adaleti uygulayın diyoruz… Uygulamıyorlar… Kendi yasalarına bile uymak onların sömürüsünü engellediği için, uymuyorlar.

Bir ülkede, adalet, hukuk sağlanmıyorsa, halk her gün aşağılanıyorsa, aç kalıyorsa… O zaman adalet için savaşmak haktır.

Zulmün olduğu yerde zulme karşı savaşmak haktır.

Bugün, ülkemizde “çözüm süreci”yle “Barış” gelecek deniyor… Dünyanın her tarafında “barış” için, Amerika’yla uzlaşıyor örgütler ve kimi devletler.

Bu barış, halkların teslim olması adına söylenen sihirli bir sözcük, çocuk masallarında, çok güzel bir kadın görünümünde ki cadının, yedirmeye çalıştığı zehirli elma gibidir. Bazen kelimeler öyledir ki, bazen en güzel sözcük, en güzel kelimeler zehir gibidir.

Barış da bugün halklar için zehirden farksızdır. Çünkü bu barış söylemleri altında, özgürlük, bağımsızlık yok. Teslimiyet var, uzlaşma var. Katliamları unutturmak var.

Barış ile ne istendiği belli değildir.

Adalet istiyoruz, özgürlük istiyoruz. Bu sömürü düzeninin yok olmasını istiyoruz.

Kültürel olarak işgal edilmiş durumdayız, Amerikan müziği, kültürü, sineması, eğitimi… Her şey insanlarımızı tek tek bireyler haline getirmek için silah gibi kullanılıyor. Sinema aracılığıyla bağımsızlık diye bir düşünceyi yok ediyorlar. Dünyanın tek kurtarıcısı Amerikan kahramanları oluyor. Dünyayı kana boğuyorlar… Ama gittikleri yerlere sanki oraları kurtarmak adına saldırıyorlarmış gibi yalan söylüyorlar…

Bu kültürel saldırıyla da barış imzalamayacağız. Anadolu’nun binlerce yıllık kültürünü korumak ve geliştirmek için de, Amerika’nın bencil, yoz kültürüne karşı savaşmamız gerekiyor.

NO COMMENTS

Leave a Reply