sabo’nun kızları’na… | ümit ilter

sabo’nun kızları’na… | ümit ilter

2255

Gideceği adresi bilen ve Sabo’nun Kızları’na bin selam eden bir “Açık Mektup”bu.

Sorumuz ise şu: Cüretin resmi yapılabilir mi?

Hangi sanat mümkün kılar bunu?Hem de bir meydana.Hem de feda rengiyle… Halk ve vatan sevgisinden başka…

Demek ki mümkün…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Yüzleri ve yaşları farklıdır ama yürekleri aynıdır: Delikanlı yürektir her birisi. ğüs kafeslerine mahkum bir kalp taşımayı yakıştırmazlar kendilerine. Halkın umududur gönüllerinde çarpan. Sokakta, patikada, voltada ve hatta kara toprağın bağrında çarpar işte bu yüzden yürekleri…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Halkın adaleti onlarla çıkar meydana. Ve haykırır: İşte buradayım! Pare pare,tane tane,gümbür gümbür patlar halkın öfkesi. Halk çocuklarının sorulmadık hesabının kalmayacağını meydana yazar Sabo’nun kızı. Ve halk, alnından öper Sabo’nun Kızları’nın. Alnındaki yıldız bu sebeptendir…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Nerde görseniz tanırsınız onları. Bereketli elleriyle dokunurlar hayatın onur tetiğine. Ve hayatın hamuruna, umut katarlar her mevzide. Kırılsa, kelepçelense de elleri, hayatın içinden çekmezler ellerini. Ve yaratırlar hayatın direngen güzelliğini…

Sabu’nun Kızları’dır onlar.

Gözleri karadır. Tek başına kalsa dahi,Hamiyet kararlığına sahip olmanın karalığı vardır bu gözlerde. Fakat basmaz bir ilkesellikle bakar hayata. ’’Yangınlara fazla bakan gözler yaşarmaz’’ diyen Nazım ustanın kastettiği gözlerdir bunlar. Ve dahası, yanan bu gözlerin içinde yanmaktadır…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Saçları Berrin rengindedir. Devrime meşale olmanın rengidir bu. İnancın ve bağlılığın güneşidir omuzlarına külen. Amansız bir kuşatmanın içindeyken, saçlarını dünyann en güçlü silahına çevirmenin ilmine sahiptir. Sabo’nun Kızları. İşte bu ateşten saç örgüsüdür tarihi geleceğe bağlayan köprü…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Zorbalığın karşısında Eda diliyle konuşurlar. Emperyalizm ve işbirlikçilerine, üç kelimelik bir hodri meydan çekerler: ’’Cesaretiniz Varsa Gelin!’’derler.Halk düşmanlarının üstüne yürümenin dilidir bu. Zalimin karşısında yutulmayan sınıf kininin dilidir. Arapça,Kürtçe,Türk- çe, Lazca… ve dünyanın bütün dillerinin Eda lehçesiyle, haykırırlar celladın yüzüne ve yürürler, geleceğe…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Dayı’nın yoldaşları, Mahir’in çocukları kavganın çırağı ve halkın öğrencisidir her biri. Kuşandıkları halk ve vatan sevgisidir. Ve halk denilen o bilgeden yaşam sanatını öğrenmenin ustasıdırlar. Ve halk Sabo’nun Kızları’na yenilmezliğini görür bir kez daha…

Sabo’nun Kızları’dır onlar. Emperyalizmin saldırganlığı, burjuva ideolojisinin kuşatması ve faşizmin şiddeti karşısında dimdik dururlar. Dizleri titremez asla. Çünkü fidan sağlamlığı vardır dizlerinde. Tarihin ağırlığını ateşli bir sabırla nasıl dimdik taşımışsa Fidan,Sabo’nun Kızları işte hep öyle diz kırmadan,taşırlar hayat denilen kavganın ağırlığını…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

İçlerinden geçen akarsu gibidir tenliklerinin duruluğu. Özü sözü bir olmaktır bu. söylediğini yapmanın, yaptığını savunmanın meşruluğunu taşırlar her yana. Ve işte devrimden kaynaklanan Kızıldere ile arındırırlar düzenin kirlettiği hayatı. Düzen kirletir, Sabo’nun Kızları ise uğruna ölümlere gidip geldikleri umut ve onur ile hayatı güzelleştirir…

Sabo’nun Kızları’dır Onlar.

Öyle bir can taşırlar ki, Canan denir adına. Hesapsızca katarlar canlarını kavgaya.Ve can verirler, yarına. Ki yarın güzelliğini Sabo’nun Kızları’ndan alır. Güzellik, özgürlüktür. Sömürünün alıp satmadığı,zulmün ezip çiğnemediği özgürlük, Büyük İnsanlık haysiyeti ve halkların kurtuluşu için savaşmaktır….

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Çatışma halindedirler devrimci olmayan her şeyiyle, her an. Kendilerine yoldaşlarına ve halka,yakıştırmazlar çünkü düzenin çirkinliği.Bilirler,her şeyin en güzeline layıktır halk ve halkın cephesine düşman olan ne varsa,çatışırlar hepsiyle.Çatıştıkça güçlenirler ve şehitlerin yüzünü güldürürler…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Tepeden tırnağa halkın devrimci iradesidir kişilikleri. İrade; halk halk düşmanları karşısında süret halkın içinde emekçiliktir. Derler ki,Sibelce;’’Siz, bizim,teslim olduğumuz nerede gördünüz? Asıl siz teslim olun!’’

Derler ki, İdilce;’ ’Yaşamış sayılmaz zaten, yurdu için ölmesini bilmeyen.’Derler ki, Zeynepçe; ’’Bütün güzellikleri halkımızdan öğrendik ve diyoruz ki,bu halk için ölmeye değere. Ve diyoruz ki, bu can halka feda olsun...

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Şenaylar’ın anaçlığı, Özlemler’in gençliği, Seyhanlar’ın kömür teni ve Sevcanlar’dan Ceylanlar’a halk çocuklarının çalınmş hayatları, tükenmiş cephanedir onlara İhtilalin Yolu’nda. Yürürler, adım adım. Yürürler, daha hızlı koşarak.

Yürürler, yarına…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Burjuvazinin dayattığı köleliği, önerdiği feminizmi ve reformizmin laf ebeliğini ezip geçmişlerdir. Kavganın örs ve çekici arasında, kendilerini yeniden yaratarak Sabo’nun Kızı olmanın ustasıdır onlar. Ki devrimci kadının varoluşunu kan ve ateşle yazmışlardır tarihe…

Sabo’nun Kızları’dır onlar.

Bilinçleri, yürekleri ve gözleri, Sabo’ya benzer. Ki ancak gözle bakıldığında görülür, hayatın ve halkın gerçeği. Ve sadece, devrimin gözleriyle bakanlar için nettir, emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin halk düşmanlığı. Ve bilir, Sabo’nun Kızları halkın gücünü. Bilir, halk düşmanlarının güçsüzlüğünü. Ki halkın gücünü de, halk düşmanlarının güç- süzlüğünü de eylemleriyle gösterirler herkese…

Selam olsun bu toprağın hakikat Bacıları’na, cüreti meydana çıkartan Sabo’nun Kızı’na bin selam…

NO COMMENTS

Leave a Reply