Afrika’yı, Ortadoğu’yu ve dünyanın her ta- rafını kan gölüne çeviren kapitalizm, bü- yük bir göçmen sorununu da ortaya çıkar- dı.

HASTİR LAN!

Ben gider oldum kardaşlar.

Ve de

kız kardaşlar, Ben gider oldum

Gayri haram bana Bu toprak damlar Bu ağaçlar,

Bu taşlar bana.

Apat dediğin Şişirilmiş oto lastiği Ve bir kaç Tahtadan ibaret

Bir saldır. Suda yüzer.

Oğul, uşak, bir de karım.

Kurt bana Hastir çeker Kuş bana Yılan bana Hastir çeker Çiyan bana Lan kardaş Bu nasıl yara

Kanar heryerimden.

Döğülmüşüm Söğülmüşüm Koğulmuş.

Siktir çekilmişim yani Kendi öz yurdumda. Bir meri keklik gibi Çeker giderim.

*Enver Gökçe

Zaman zaman Akdeniz’de, okyanusun or- tasında küçücük tekneleri batan ve ölü- me gönderilen yüzlerce göçmeni okuyo- ruz. Lüks yolcu yatları, büyük vapurlar bu teknelerde üst üste yığılmış yüzlerce ki- şiyi gördüğü halde, küçücük teknelerin batma tehlikesi olduğunu gördüğü hal- de yanlarından geçip gidiyor.

En yakınımızda, İstanbul Boğazı’nın soğuk sularında tekneleri batan göçmenleri gördük. Dünyayı kan gölüne boğanlara… Göç yollarını açanlara… Bin kere lanet… Ve bu cinayetlerin hesabı sorulacak elbet. Sa- natçılar da sanatıyla sormalı hesabını katliamların, tarihe not düşmeli..Tıpkı Me- dusa’nın Salı resminde olduğu gibi..

Medusa’nın Salı isimli resim Theodore Ge- ricault tarafından yapılmıştı. Kraliyet fır- kateyni Medusa, Fransa limanından 17 temmuz 1816’da ayrılmış, Senegal’de Saint-Lois’e gidiyordu.

Medusa’nın görevi, bir süre önce İngiliz- ler’in Fransızlara terk ettiği Senegal kolonisindeki Batı Afrika’yı ele geçirmekti. Kap- tanın kraliyet taraftarı olması ve aristokrat gururu subayların öğütlerine kulak ver- mesini önlemişti. Ve birtakım denizcilik hatası ile firkateyn Kanarya Adaları civa- rında karaya oturdu..

Vali, kaptan ve subaylar 6 filikaya doluşur- larken, 147 insan botlarda yer bulamayıp gemi direğinden ve kalaslardan yapılmış bir sala tırmanmaya zorlandılar.

Botların salı en yakın karaya çekeceğine dair söz verildi. Botları sala bağlayan ip- ler kesildi. Salın üzerinde gerçek bir ölüm kalım mücadelesi başladı. 147 kazazede- ye gemiden kalan bir kutu bisküvi ilk gün tükendi. Subaylar ilk gün 65 kişiyi öldür- dü.

Bir hafta sonra 28 kişi kalmıştı salda. Vü- cutlarında yaraları olanlar denize atıldı. Ge- riye kalan 15 kişi subaylar, bilim adamla- rı ve katiplerdi. Zenci Jean-Charles’in görevi doktorun seçtiği kurbanları Medu- sa’dan denize atmaktı. Hayatta kalan di- ğer dört kişiyle beraber o da onları kur- taran geminin güvertesinde, çok ve hız- lı yemek yediği için öldü.

Benzer Yazılar

1136

1773

1276

2140

NO COMMENTS

Leave a Reply