küçücük bir evden dünyaya yayılan türküler | grup yorum

küçücük bir evden dünyaya yayılan türküler | grup yorum

1833
TURKEY: ISTANBUL. Hunger strike. 2001 Funeral of female striker Sevgi ERDOGAN, the 29th striker to die. Inscription says "Sevgi Erdogan will live on". The Turkish hunger strike is the longest and now the deadliest hunger strike against a government in modern history. The striker's main demands are abandonment by the government of the new Turkish prisons, in which the inmates are kept in one to three man cells. The strikers feel these modern prisons are just another way for the government to isolate and torture the prisoners. In addition to abandoning the new prison plans, the strikers want an international monitoring committee to be sure the government is complying. There are three different houses full of hunger strikers, all in various stages of death. With the addition of over 180 new recruits the death toll will be in the hundreds, and there is no sign of the strikers abandoning their protest even though the government has stated that the demands will not be met.

Armutlu girislerinin, polislerce tutuldugu günlerde; arabalardan inilip, çamura batana kadar
yüründügü yollarda; küçücük bir odada, kocaman, pariltili bir çift göz, hayat in son günlerini
süzüyordu.
Yorumcular, polis barikatlarina takilmadan ulastiklari mahallede, evin kapisini, utangaçça
tiklatiyordu, içerdeki, sadece bir direnisçi degil; Içerde yatan; sosyalizme bagliligin, bir ömrü
devrime adamanin sembolü; Sevgi Abla; Sevgi Erdogan.
“Özel olarak çagrilmistik. Son bir konser vermemizi istiyordu. Bizi, son kez dinlemek istiyordu.
Sirtimizda, baglama ve gitarim iz; kapi daki refakatçiye, bizi bekledigini söyledik.” hqdefault
Refakatçi, Sevgi Erdogan’in dinlendigini, bakip gelecegini söylüyor ama Yorumcular, bir an bile
bekletilmeyeceklerinden, o kadar eminler ki.
içeri girdiklerinde, görüyorlar Sevgi’nin gözlerindeki isigi. Hafizasi taptaze. Erimis
vücudunu, bir milim bile oynatamiyor ama gözleri, kalkip kucakliyor onlari.
“En son, sekiz yil önce karsilasmistik ama o unutmamisti beni ve kaldigimiz yerden devam
ediyormusuz gibi devam etti sohbete.”
Hakan, o taptaze zihnini anlat irken, saskinligini bu sözlerle belirtiyor.
Feda’dan sark ilar söylüyor Yorumcular. Hiçbir konser, onlari böyle tit-retmemistir. Böyle
aglamakli söylememislerdir, o coskun türküleri. “Sevgi Erdogan, tarihimizi anlatiyordu bize.”
Sonrasinda, birçok defa yanyana geldiler. Hepsinde, Sevgi Erdogan anlatti, ögretti onlara. Son
nefesini verecegini bilse de, Yorumcular’a “Söyle bir sarki olabilir mi, ne dersiniz?” demekten,
hayat dolu olmak tan vazgeçmeyecekti.
Son nefesine kadar, devrimciligi ögretiyordu.
Basucundaki fotografa bak iyordu. Esine, sevdigine, ibrahim Erdogan’a bakiyordu. “12 Temmuz’u
görmeden, 12 Temmuz anmas ini yapmadan sehit düsmeyecegim.” diyordu. 12 Temmuz 2001 günü, yattigi
yatakta yapti anmayi. 14 Temmuz’da, aksama dogru, son görevini yapmanin huzuruyla, kapadi
gözlerini. Sevgi Erdogan, paslanmis yüreklerin üzerindeki, silinmez denilen kiri bile
sökecek gözlere ve inanca sahipti.

Bu yazı Bir Kar Makinesi – Grup Yorum kitabından alınmıştır.

NO COMMENTS

Leave a Reply