işimi geri istiyorum! | mustafa erdem

işimi geri istiyorum! | mustafa erdem

716

Direnenler her zaman kazanmayabilirler.

Ama kazananlar her zaman direnenlerdir.”

Nisan ayının başı… İstanbul’un en ücra noktalarından biri…Bir tekstil fabrikası önü, 2 kişi fabrikanın kapısına zincirlemiş kendini, haklarını kazanmanın direnmeden geçtiği bilinciyle “İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız” sloganı atıyor.

Nefa Tekstil işçisi Erkan Munar, haklarını aradığı için apar topar işten atılmasına karşı fabrika önündeki direnişinin 58. gününde. İşten çıkartıldığı gün haklarını kazanmak, işe geri alınmak için fabrika önüne kurdu çadırını. Kaç kez saldırıya uğradı kaç kez talan edildi çadırı, kaç kez gözaltına alındı ama direniyor Erkan. Yanında bir arkadaşı 58. gün zincirliyor kendini fabrika kapısına. İnanıyor Erkan direnecek ve kazanacak, önünde örnekleri var; Türkan Albayrak, Cansel Malatyalı…

Erkan direniş sloganları atarken patron panikliyor ve işçileri kışkırtıp Erkan’a karşı fabrika bahçesine çıkarıyor. Oysa günlerdir işçiler Erkan’ı görmesin diye elinden geleni yapıyordu. Yasaktı işçilerin Erkan’ı görmesi ki, zaten Erkan’ı işçileri patrona karşı kışkırttığı gerekçesiyle işten atmıştı patron. Birkaç patron şakşakçısı çıkıyor bahçeye bağırıyorlar ”biz de seni istemiyoruz” diye. Erkan anlamıyor önce; arkadaşlarını görünce seviniyor, sonunda bana desteğe geldiler diye düşünüyor, bağırışlarını anlayınca şaşırıyor, üzülüyor ama olsun diyor anlayacaklar birgün, direnen kazanacak….

O gün gözaltına alınıyor Erkan ve bu ilk gözaltısı değil elbette. Patron-polis işbirliği göz göre göre yapılıyor; o da yetmiyor, savcı da katılıyor bu işe. Erkan’a “bir daha gelirsen buraya tutuklama talebiyle mahkemeye gönderirim” diyor. Ve veriyor Erkan’a “denetimli serbestlik”, bir daha gittiğinde bir “denetimli serbestlik” daha… Direnişten koparacağını sanıyor savcı böyle yapınca, ama Erkan her gözaltından sonra fabrika önüne gidip kuruyor çadırını yine. Fabrika önü toz toprak, sürekli kamyon, tır geçiyor. Her geçişlerinde yerdeki toz havalanıyor; Erkan her vakit soluyor o tozu. İhtiyaçlarını giderebileceği herhangi bir yer, işletme yok; olanları da tehdit ediyor patron. Tecrit etmeye çalışıyorlar Erkan’ı. Erkan’a selam verene “ne yaptığının farkında mısın?” diye soruluyor.İnceden bir tehdit bu aslında. Verilmeyen zammın, yatırılmayan sigortanın hesabını sorduğu, arkadaşlarıyla konuştuğu için yaşıyor tüm bunları Erkan.

Patron kayıtsız kalıyor ilk başta; kar-kış durmaz, dayanamaz gider diye düşünüyor, Erkan’ın direnişini görmezden geliyor kendince. Ama Erkan kar kış fırtına demeden direniyor, anlıyor işin ciddiyetini patron polise başvuruyor bu sefer böyle yıldıracağını sanıyor ama yanılıyor. İşe geri alınasıya kadar vazgeçmeyeceğim diyor Erkan, ne gerekiyorsa yapacağım, bir işçiyi işten atmak bu kadar kolay olmamalı… Biliyor Erkan biz de biliyoruz tarihte böyle yazmış; direnen kazanır elbet.Er ya da geç…

NO COMMENTS

Leave a Reply