Halkın Sanatında Bir Mevzi: Anadolu Halk Koroları

Halkın Sanatında Bir Mevzi: Anadolu Halk Koroları

1043

Anadolu çok zengin bir kültüre sahiptir. Binlerce yıldır türlü kavimlere, krallıklara, saltanatlara beşiklik etmiş bu topraklar, zulmü biriktirdiği gibi zulme karşı isyanı ve kahramanlıkları da biriktirdi. Kaleler, saraylar yıkıldı, saltanatlar çöktü ama halk yıkılmadı. Anadolu halkının kültürü, değerleri ve yaşamı destanlardan türkülere,
ağıtlardan manilere kulaktan kulağa, nesilden nesile aktarılmaya devam etti.
Tüm bu kültür, tarih ve zenginliğiyle Anadolu bizimdir. Böylesine büyük bir değeri sahiplenmek,
yaşatmak ve geleceğe taşımak, bu kültürden beslenen her sanatçının görevidir. Bunun çeşitliyol ve yöntemleri bulunabilir; bulunmalıdır da. Grup Yorum, Anadolu Halk Koroları ile hem halktan öğrenerek hem de 30 yıldır biriktirdiği deneyimi aktararak bu noktada büyük ve önemli bir adım attı. 2 yıldır sürdürülen
koro çalışmaları ile Grup Yorum hem yeni müzisyenler yetiştirme yolunda ilerliyor hem de Anadolu’nun unutturulmaya çalışılan kültürünü dört bir yana taşıyor.
Bu düzen, filmleriyle, müzikleriyle, televizyon dizileriyle lüks villalardaki şaşaalı yaşamların, halkın bir
yılda kazandığı parayı bir günde harcayanlar gibi olmanın hayaliyle kirletmeye çalışıyor genç beyinleri. Üç beş sanatçı artığını milyonlarca liralık reklamlarla, tekellerin sponsorluklarıyla allayıp pullayıp halkın “star”ı yapmaya çalışıyor. “Genç Starlar” gibi yoz yarışma programları ile onlarca gencimizin yeteneklerini köreltiyor, geleceklerini karartıyor.
Anadolu Halk Koroları tüm bu yozlaştırma saldırılarına karşı alternatiftir. Anadolu Halk Koroları’nda
çocuklarımız, gençlerimiz Anadolu’nun o tertemiz kültürü ile yetişiyorlar, geleceğe hazırlanıyorlar. Bir yandan dedelerinden,geçmiş kuşaklardan bugüne uzanan kültüre sahip çıkmayı öğrenirken diğer yandan da kendi geleceklerini nasıl kuracaklarını öğreniyorlar. Yoksulluklar, yoksunluklar içinde, baskılar, işkenceler karşısında halkın
sanatını yaşatma savaşı veren Yaşar Kemal, Ruhi Su,
Yılmaz Güney, Rıfat Ilgaz gibi ustalardan besleniyorlar.
Grup Yorum’un oluşturduğu halk koroları bu nedenle
büyük bir okul olma görevini yerine getiriyor.
Tüm bu emeğin, mücadelenin meyvesi olarak da
halk alanlardan meydanlara Grup Yorum’u sahiplenmeye
devam ediyor. AKP salonları, stadyumları yasaklıyor,
konserlere ulaşmaya çalışan halka gaz bombaları ve TOMA’larla
saldırıyor. Konserlerin duyurusu için ev ev,
sokak sokak, mahalle mahalle çalışan insanları gözaltına
alıyor, para cezaları yağdırıyor. Ancak bunlara rağmen onlarca Grup Yorum gönüllüsü dört bir yanda konserler
için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyor.
Grup Yorum alanlarda, meydanlarda yüzbinlerle buluşmaya
devam ediyor. Düzen partilerinin, milyon dolarlık reklamların
yakalayamadığı kitleselliği, Grup Yorum örgütlü
emeği ve mücadelesi ile toparlıyor.
Yasaklanan Bakırköy Halk Konserine alternatif olarak
düzenlenen 30. yıl konserlerinde halk Grup Yorum’u
asla yalnız bırakmayacağını gösteriyor. Bu konserlerin
ilki olan Adana konserine 70 bin, ikincisi olan İzmir
konserine ise 700 bin insan katıldı… İktidarın tüm yasaklamalarına
karşı işte meydan, işte halk, işte Grup
Yorum.
Bu sonucu yaratan örgütlü emektir. Anadolu Halk
Koroları da bu örgütlü emeğin somut bir mevzisidir.
Grup Yorum bu mevzilerde çoğalmaya ve isyan türküleri
Anadolu’nun dört bir yanında yankılanmaya devam
edecek.
Bu nedenle Grup Yorum sadece bir müzik grubu değildir;
isyan türküleri, ağıtları, uzun havaları, bozlakları,
manileriyle halkın sesidir. Bin yıllardan bugüne uzanan
kültürün, Pir Sultanlar’ın, Karacaoğlanlar’ın Ruhi Sular’ın
ve daha nice halk ozanının bugünkü sesidir Grup Yorum.
Grup Yorum; HALKTIR… Tüketemezsiniz!

Bu yazı Yürüyüş Dergisi 5 Temmuz 2015 476. Sayısından alınmıştır.

NO COMMENTS

Leave a Reply