grup yorum konseri ardından | ankara halkın mühendis mimarları

grup yorum konseri ardından | ankara halkın mühendis mimarları

845

30 yıldır hiç durmayan bir ses bu, kimileri için bir çığlık; kimileri için bir nefes belki de…
Yıllardır ezilmişliğin, hor görülmüşlüğün, aşağılanmışlığın karşısına dimdik çıkan, durmadan haykıran bir ses bu, susturulamayan…
Yaralarımıza merhem, acılarımıza direnç; umudumuza katık yaptığımız, heybemizde azığımız Grup Yorum…
Yüzyıllar öncesinden mayalanmış da gelmiş bugünlere…
Büyümüş de büyümüş halkın ellerinde,
Büyümüş de nefes almış vermiş göğüs kafeslerimizde, büyümüş de milyonlar oluvermiş şimdi.
Büyüdükçe de korku salmış etrafına,
-etrafına dedik ya, dostlarına değil haa, en büyük hasımlarına…-
Öyle ki kaç kez gün ağarmadan dikilmiş kapılarına kara gölgeler,
Kaç kez gözaltına alınmış, tutuklanmış
İşkencelerden geçmiş kaç kez, parmakları kırılmış, kulak zarı patlatılmış
Kurşunlar yağmış albümlerine,
Kanlı eller, titrek eller, korkak eller yırtmış duvardaki resimlerini,
Ama yırtamamış eller milyonların sol yanında yâri gibi taşıdığı o silüeti!
Kaç kez korku salmış da, haklarında uzun uzun raporlar hazırlanmış
Tehlikeymiş hasımları için Grup Yorum, dikkat edilmeliymiş!
Bunun için derhal yasaklansın, meydanlar kapatılsın diye buyurmuş bir paşa (!)
Ve Dadaloğlu dile gelmiş, milyonlar meydanları zapt eylemiş…

Ve o gün,
Oligarşinin Başkent’inde,
Başkentin göbeğinde,
Bir fısıltı bir haykırış oluverdi dillerde,
Gördüm bunu, duydum!
Ne gözaltı araçları, ne TOMAlar,
ne kolluk güçleri, ne bariyerler,
Vız gelir dedi bize yüzbinler,
dize getirdi iti, zalimi!
Gördüm bunu, duydum!
Binlerce yürek yan yana gelince,
acıları acılarına omuz verip, yaralarının altına tuz nüfuz edince
Haykırdılar bir ağızdan:
İşte Buradayız!
Kaç kez darmaduman olduk da bir ah demedik hiçbirimiz
Kaç kez düştük de kalkmasını bildik yeniden hepimiz
Işte soruyoruz size; bizi bitirebilir misiniz?
Mevsimleri değiştirebilir misiniz,
Kışın ardı bahara, baharın açtığı çiçeğe dur, yeter artık diyebilir misiniz?
Yetmez artık, yetmez!
Yetmez hiçbir şey katilliğinize, arsızlığınıza, hırsızlığınıza,
Bitmez artık, bitmez!
Bitmez bunca acıya karşı duyduğumuz özlem,
Özleme kavuşmak için giden yolları, meydanları hangi bariyer durdurabilir, hangi set engel olabilir?
Işte buradayız!
dedi binlerce kişi.
Gördüm bunu, duydum!
Binlerce el havada kenetlenirken,
Zalimin Toma’sı yaktığında ışıklarını,
Binlerce yürek, bir ışık demeti olup aydınlattılar karanlığı!
Ve o ışık demeti, bir o yana bir bu yana salınırken bir gelin misali,
Unutmadı şehidini, Ethem’i!
Türkülerle vardı binler yanına…
Zorbanın ‘dur’ una,
Puştun gazına, copuna aldırmadan,
Süzülüp de düştüğü yere Ethem’in…
Ve şu üç kelime
Gördüm bunu, duydum: Sizleri çok seviyoruz!
Oligarşinin Başkenti’nde
Başkent’in göbeğinde,
Dalgalanan bir yazı: Biz de sizi çok seviyoruz yoldaşlar!
Gördüm bunu, duydum
Derin bir oh çektik hepimiz!

NO COMMENTS

Leave a Reply