gençlik, gerçeklik, gelecek üzerine | ümit ilter

gençlik, gerçeklik, gelecek üzerine | ümit ilter

1217

Genç olmak suçtur” diyordu Eduardo Galeano. Ki konumız işte budur: Genç olmak bir suçtur elbette bu düzende.

Neden? Sorusunun cevabını genç olan herkes bilir, hisseder ve o cevabı yaşar. Değil mi?

Nasıl? Bu sorunun cevabına da geleceğiz ama önce, Eduardo Galeona’ya bırakalım sözü:

Genç olmak bir suçtur. Her gün tan ağarırken gerçeklik ve her sabah yeniden doğan tarih işliyor bu suçu. Gerçeklik ve tarih işte bu yüzden yasak…(1) Gençlik, gerçeklik ve tarih geçiyor yukarıda ki üç cümlede. Ki genç olmanın suç olduğu düzende, gerçeklik ve tarih yasak, öyle mi?

Nasıl, gerçeklik nasıl yasaklanabilir? Ve tarih, yasak tanır mı?

Soruları hayatın namlusuna sürelim…

Gençlikten Korkmak..

Emperyalistler ve işbirlikçileri, halklardan korkarlar. Öyle böyle değil çok korkarlar. Ki gecekondulardan gelip gırtlağımızı kesecekler” demişlerdir. Tarihsel ve dolayısıyla kaçınılmaz bir korkudur bu.

Emperyalistler ve işbirlikçileri, halk düşmanı oldukları için halktan korkarlar. Halkı nasıl sömürdüklerini , ezdiklerini en iyi kendileri bildiği için, bütün bunların bir hesabı olduğunun farkındadırlar. Burjuva politikası denen “şey” bu hesabın engellemesini içerir. Bütün biçimleriyle birlikte işte bu engellemeye, karşı-devrim denir. Çünkü, engellenmeye çalışılan devrimdir. Ki sömürü ve zulüm düzenini yerle bir edecek olan devrim, halkın eseridir.

Halkın delikanlı hali olan gençlik, potansiyel anlamda devrimcidir. Hemen herkes “gençlik gelecektir” deyimini duymuştur. Öyledir ve dahasını da Mahir Çayan söylemiştir:

“Ayrıca gençlik, doğası gereği atılgandır, coşkuludur, yüreklidir. Her türlü çıkar duygusundan ve art niyetten uzaktır. Ve de toplumun en az bozulmuş tabakasını oluşturur. Doğaldır ki bu nitelikleriyle gençlik emperyalizmin karşısında, bağımsızlıktan yanadır.”(2)

Gençliğin işte bu niteliklerinden korkan emperyalistler, bunları yok edebilmek için her şeyi yaptılar ve yapıyorlar. Eğitim sisteminde modaya, müzikten spora…her şeyi gençliği yozlaştırmak için şekillendirdiler.

Hiçbir sonuç alamadılar diyemeyiz ama bir bütün olarak başarılı oldukları da söylenemez. Korkuları sürüyor, hem de büyüyerek sürüyor.

Eğitim sistemi ve yozlaştırma kuşatmasıyla düzene uygun kafalar haline getirmek istedikleri gençlik, Şafaklar’ın kuşandığı halkın adaleti ve Haziran Ayaklanmasındaki kitlesel kahramanlığıyla emperyalistleri korkutmaya devam ediyor.

Gençliği Yozlaştırmak

“gençlik” diyordu Mahir Çayan; “… bağımsızlık mücadelesinde toplumun devrimci sınıf ve tabakalarını harekete geçiren bir dinamit fitilidir”

Halk düşmanlarının gençliğe nelik politikalarının özünde, gençliğin tarihsel bir “dinamit fitili” olma özelliğini yok etme vardır.

Gençliğin “gelecek” olması, geleceğe sahip çıkmasına bağlıdır. Geleceğe sahip çıkmak ise “dinamit fitili” olma özellğinin korunmasına bağlıdır. Ki halk düşmanları, işte bu yüzden bu özelliği yok etmek için her şeyi yapıyorlar. Gençliğe yönelik bütün politikalarını, bu hedefe göre düzenliyorlar. Bunu saklamıyorlar da…

Amerikan emperyalizminin akıl hocalarından Zbigniew Brzezinsky olanca alçaklığıyla bakın ne diyor:

“Şu anda ABD’nin hakimiyet emellerine karşı dünya üzerinde nüfusu genç, eğitimsiz, işsiz ve yeni teknolojilerin verdiği imkanlar sayesinde dünyada olan bitenden haberdar son derece öfkeli milyonlar var. Onların başında nükleer bomba patlatamayacağımıza göre başka çareler düşünmeliyiz…”(3)

Kastedilen gayet açıktır: “nükleer bomba ile bedenlerini ama yozlaştırarak beyinlerini yok edelim…”

O “dinamit fitili”ni söndürmenin çaresi olarak buldukları ve uyguladıkları “şey” gençliği yozlaştırmaktan başka bir şey değil.

Gençliğe Güvenmek

O dinamitin fitili gençliğin yüreğin de yanar ateş bundandır.

Bundandır öne atılması, delikanlılığı, hesapsızlığı…

Burjuvazi her türden kirli araç ve politikasıyla yok etmek istesede gençliğin delikanlılığını…. Başaramaz

Ve bakın ne diyordu Dayı: burjuvazi ne yaparsa yapsın, gençliği özgürlükçü, haklıdan yana karakteri ortadan kaldıramaz. Bu bizim gibi ülkelerde çok daha zordur. Baskı, sömürü ve zulmün doruğa çıktığı, ahlaksızlık, yolsuzluk ve adaletsizliğin artık sokaktaki insanlar tarafından dahi görülmeye başladığı bir ülkede, gençliği ülke sorunlarına yabancılaştırma, halkına ve vatanına ihanet ettirmek kolay değildir. Bizim gibi geri raktırılmış bütün ülkelerde gençliğin konumu budur. İşte oligarşi, gençliğin bu yapısını devrimci mücadele içerisinde gördüğünden çok daha fazla korkmaktadır. (4)

Gençliğin özgürlükçü ve haklıdan yana karakteri, onun tarihsel kanatlarıdır. O kanatları kırmak ve uçmayı unutturmak için ne yaparsa yapsın burjuvazi başaramayacaktır .

Bu bir iddia değil tarihin tecrübesidir.

İşte o tecrübenin diliyle şöyle der Dayı: “Gençlik, hemen bütün halk hareketlerinde, özgürlük ve bağımsızlık savaşlarında hep en önde olmuş, özveriler göstermiş, ve ciddi ve aktif bir güç olmuştur.” Bu sadece tarihin tecrübesi değil, hayatın gerçekliğidir.

İşte gerçekliğin diliyle şöyle der dayı:”gençlik burjuvazinin ahlaki ve kültürel yozluğuna boğazına kadar battığı noktada bile, temizliğin, saflığın, güzelliğin arayışı içerisinde olmuştur. Burjuvazi gençliğe bir şey veremez; ne kültürel ne de ekonomik olarak tatmin edemez.”

Yeter ki, özgürlük tutkusuyla delikanlı kanatlarını açsın. Parçalanır yozluğun kafesi dağılır tuzaklar. Tutamaz hiçbir güç artık onu, şu köhne düzen bataklığının içinde. Söndüremez artık hiçbir şey, reğindeki ateşi.

Son söz yerine

Soruları hayatın namlusuna sür- müştük. Cevaplar, tarih ve gerçeklikten geldi. El ele tutuşup dediler ki; Şafaklar adaletsizliğin karanlığını halkın adaletiyle parçalar.

Son söz yerine, bakın ne diyor dayı: “Bizim gibi ülkelerde nüfu- sun büyük çoğunluğu gençtir. Ve bu gençlik, ülke gerçeğinin farkına varıp özgürlük tutkusuyla hareket etmeye başladığında egemenler için tehlikeli bir güç olur.

Genç olmak, bir suçtur işte bu yüzden. Gelecek kadar büyük bir suçtur hem de…

  1. Aşkın Ve Savaşın Gündüz Ve Geceleri

  2. Bütün yazılar – Mahir Çayan

  3. Yeni Strateji- Zbigniew Brzezinsky

  4. Seçme Eserler- Dursun Karataş

NO COMMENTS

Leave a Reply