GEL VATANDAŞ GEL ADALETE GEL… | İDİL HALK TİYATROSU

GEL VATANDAŞ GEL ADALETE GEL… | İDİL HALK TİYATROSU

1014

Oyuncular:

Hakim

Şair Bertolt Brecht

Tanrıça Themis

Adam

Kadın

Mekan: Pazar yeri

ÖN OYUN:

Elinde bir tefle bir oyuncu repliği ile dolaşmaktadır.

Gel vatandaş gel adalete geeelll”

Yanına yaklaşan bir kadın sorar

1.KADIN: Ne satıyosun?

1. OYUNCU: Adalet satıyorum, sen ne arıyosun?

1.KADIN: Adalet arıyorum

ADAM: Sen ne arıyosun kızım burda?

1.KADIN: Adaleet…

( hep beraber elinde tef olanın peşine takılılar dolaşmaya başlarlar.)

2.KADIN: siz ne arıyosnuz böyle?

ADAM, 1. KADIN ve 1. OYUNCU: Adalet arıyoruz.

2. KADIN: ( seyirciye) Şunlara bakın ya adalet arıyorlarmış hay allah adalet de böyle aranır mı?

HAKİM: gel vatandaş geelll adalete gelll.. ucuz her bütçeye uygun adalet. Bir alana bir bedava.. tenzilatlı satış bizde…

(etrafında kalabalık birikmektedir)

Gel vatandaş gell…

KADIN: Ne satıyosun kardeş?

HAKİM: Adalet satıyorum.. adalet. Herkesin ihtiyacı

KADIN: Adalet mi satıyosun? Adalet satılır mı ayol…

HAKİM: Neden satılmasın senin ihtiyacın yok mu adalete?

KADIN: Aaa ihtiyacım olmaz mı tabii ki de var. Ama böyle satılır mı?

HAKİM: Sen şimdiye kadar nerede buldun adaleti?

KADIN: Valla hiç bi yerde bulamadım.

HAKİM: Nerede aradın?

KADIN: Nerede olacak mahkemede aradım, karakolda aradım, devlet kapısında aradım ama bulamadım.

HAKİM: (güler) Öyle bedavaya adalet olur mu?

KADIN: Adalet parayla mı satılıyo?

HAKİM: Elbette satılır ne sandın kuzum? Azıcık aç gözünü. Öyle bedavaya kim bu devirde kimseye adalet verir?

KADIN: Allah allah şaştım da kaldım ben bu işe valla. Adam parayla adalet satıyorum diyo…

HAKİM: Mesela ne için adalet istedin sen?

KADIN: Benim çocuğum iki üniversite bitirdi iş bulamadı. İş sahibi olamadı. Aha şu ilerdeki tezgahta simit satıyo

HAKİM: Simit mi satıyo? (hahahaha)

KADIN: Ne gülüyosun efendi en azından namusuyla para kazanıyo. Hırsızlık yapmıyor, arsızlık yapmıyor, saraylar yaptırmıyor, ayakkabı kutularına paraları doldurmuyor, yatak odasından para sayma makineleri çıkmıyor…

HAKİM: Neee sen şimdi devlet büyüklerimize hırsız mı demek istedin. Güvenlik gelin alın şu kadını çıkarın karşıma.

(güvenlik gelir kadına kelepçe takarlar)

KADIN: Aaa durun ayol ne yaptım ben.

HAKİM: iddianamesini okur.

Şahıs halka açık yerde devlet büyüklerine çok değerli bakanlara hırsız diyerek hakaret etmiş olup yasadışı örgüte üye olduğuna dair kanaatimi bildirir TCK’nın ilgili maddelerince yasadışı örgüte üye olma suçlarından yargılanıp cezalandırılmasına dair mütalaa savcılık makamı tarafından bildirilmiştir.

HAKİM: Sanığa savunması soruldu: bir diyeceğin var mı ne diyorsun iddialar hakkında?

KADIN: Hahaha kamera nerde gülben hanım. Oraya gülümseyeyim. Maskeyi çıkarmayacak mısınız hahahah (yanındakine döner) kız reklamlarda izledim ben bunu sonunda Gülben Ergen çıkıyo korkma

HAKİM: Ciddi ol hanım sırıtıp durma burası tiyatro salonu değil. Seyirciye sataşır. (atarım bak hepinizi dışarı) gerçi dışarı atsam dışarda daha az insan var. Atarım hepinizi içeri! hanım yap savunmanı

KADIN: Ay Gülben hanım çok şakacısınız valla.

HAKİM: Başlatma Gülben hanımına. Yasadışı terör örgütüne üyeymişsin doğru mu?

KADIN: Evet üyeyim (güler)

HAKİM: Örgütün lideri kim?

KADIN: dur bi düşüneyim ee örgütün lideri kim olabilir? Olsa olsa kim olacak benim heriftir terör örgütünün lideri, çünkü her gün evde terör estiriyor. Herhalde odur örgütün başı. Valla onu hapse tıkın hakim bey. Üç kuruş para veriyo Pazar için sonra yemek olmayınca beni dövüyo… kemiklerimi kırıyo vallahi..

HAKİM: Yaz kızım. Sanık ifadesinde örgüt üyesi olduğunu samimi bir şekilde ikrar etmiş olup örgütün başının da kocası olduğunu itiraf etmiş olup, hatta oğlunun da devlet aleyhine tezgah kurup devlete paralel yapı içinde hareket etmiş olduğunu itiraf etmiştir. hafifletici sebeplerden sanığın 16 yıl 6 ay hapsine karar verilmiştir.

KADIN: Evet Gülben hanım hadi sizi bekliyorum çok uzattınız ama.

(hakim kadını sürükleyerek götürür)

KADIN: Bırakın beni aaa deli misiniz ayooll aaaa şaka mı bu… adalet yok muuuu aaha bırak kolumu. İşkence yapma

HAKİM: Güvenlik güçlerine mukavemet etmekle kalmayıp işkence yapmak şerefsizliktir diye slogan atmış. Darp ve cebir uygulamıştır. Hücre cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir…

HAKİM: Gel vatandaş gel… adalete gel…

ADAM: Ne satıyosun sen hemşerim

HAKİM: Ne demek ne satıyosun? Düzgün konuş devlet katındasın.

ADAM: Ben pazardayım hemşerim ne katı? Ne satıyosun sen hemşerim?

HAKİM: Kör müsün adalet satıyorum. Lazım mı sana?

ADAM: Lazım elbette adalet herkese lazım.

HAKİM: Nerede lazım oldu sana adalet?

ADAM: Mesela benim kızı üniversiteden attılar.

HAKİM: Neee üniversiteden mi attılar?

ADAM: Evet.

HAKİM:Neden attılar?

ADAM: Tweet atmış.

HAKİM: Neee twette mi atmış? Bunun için üniversiteden mi attılar yazık yazık.. vah vah… bu kadar basit mi ya? Bu kadar kolay mı? Hangi üniversitedeydi senin kız?

ADAM: Bursa’da…

HAKİM: Bu kadar basit yani bir twett atıyor bunun karşılığı üniversiteden atılmak oluyo öyle mi?

ADAM: Sormayın hakim bey. Ne yaptıysak aldıramadık.

HAKİM: Ne yaptıysanız okula geri yaptıysanız aldıramadınız öyle mi…

ADAM: Evet hakim bey. (sarılıp ağlarlar)

Sizden adalet bekliyorum.

HAKİM: Elbette ben sağlayacağım adaleti. Neydi twettin konusu?

ADAM: Cumhurbaşkanımız.

HAKİM: Neeeee! Cumhurbaşkanımız ha? Bir tweet atıyor cumhurbaşkanımıza hakaret ediyor ve bunun cezası üniversiteden atılmak mı oluyor. Yani içeri atmıyorlar öyle mi? Vay densizler. Vay devletin kuyusunu kazanlar. Örgüt üyeleri elini kolunu sallaya sallaya dışarda geziyo ha… ben adaleti uygulayacağım. Nerde okuyo demiştin kızın?

ADAM: Bursa da üniversitede…

HAKİM: Yaz kızım adaletin uygulanması için mahkememize başvuran sanığın talebi dikkatle incelendi üniversitede okuyan kızının derhal tutuklanmasına karar verildi.

ADAM: Aman beyim napıyosunuz?

HAKİM: Sen adalet istemedin mi?

ADAM: Evet istedim ama

HAKİM: İşte ben de adaleti uyguluyorum hahahahah

(Adam şaşkın…)

ADAM: Olmaz olsun böyle adalet. Bu haksızlıktır zulümdür.

HAKİM: Mahkememize başvuran tanığında devlete hakaretten hapsine karar verilmiştir. (göbek atar)Valla işler bereket versin çok iyi bugün. Geeel vatandaş gellll. Adalete gel…

ŞİİR: bilin halkın ekmeğidir adalet. Bakarsınız bol olur adalet bakarsınız kıt.

Bakarsınız doyum olmaz tadına, bakarsınız berbat

HAKİM: Bu da ne be? Nerden geliyor bu ses.

BRECHT: Ben okuyorum.

HAKİM: Sen de kimsin?

BRECHT: Ben Brecht.

HAKİM: Kim?

BRECHT: Brecht Brecht

HAKİM: Siz yüce mahkemeyle breh breh diye konuşamazsınız sözlerinize dikkat edin.

BRECHT: Benim adım Brecht. Almanım.

HAKİM: Ne iş yaparsınız siz? Alman ajanı mısınız bak gecende attık bi tane Alman ajanını içeri. İsmi Stivmiş. Onunla aynı örgütten misin sen yoksa?

BRECHT: Tiyatro oyunu yazarım ben.

HAKİM: Burası tiyatro salonu değil.

BRECHT: Gerekirse her yer tiyatro alanıdır. Pazarlar sokaklar fabrika önleri her yer faşizm koşullarında bir tiyatro alanıdır bizim için.

HAKİM: Sen oyun mu yazarsın?

BRECHT: Evet.

HAKİM: Hangi oyunları yazdın?

BRECHT: Üç kuruşluk opera, cesaret ana ve çocukları, carrar ananın silahları…

HAKİM: Ne dedin sen? Ananın mı dedin? Senin anan örgüte silah mı buluyo yoksa?

BRECHT: Aynı zamanda şairim ben. Sizin ülkenizde en bilinen şiirimdir halkın ekmeği

Bilin: Halkın ekmeğidir adalet.
bakarsınız bol olur bu ekmek,
bakarsınız kıt,
bakarsınız doyum olmaz tadına,
bakarsınız berbat.
Azaldı mı ekmek,başlar açlık,
bozuldumu tadı,başlar hoşnutsuzluk boy atmaya.

Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yuğurulan,iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız,kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!

HAKİM: Bak çok rahatsız edici şeyler söylüyosun sen. İçeri atarım seni.

BRECHT: Bu toprakların bir şairi var Edip Cansever bilir misiniz? Çok severim ben o şairi Der ki. Dışarı çıkmadık, çünkü hep dışardaydık / İçeri girmedik, çünkü hep içerdeydik.

HAKİM: Derhal içeri atın bu tehlikeli adam.

BRECHT: Atamazsınız. Çünkü ben yıllar önce öldüm. Ancak dizelerim bugün yaşıyor. Onları tutuklayamazsınız ki zaten… umudu tutuklayamazsınız. O hep yaşar özgür yüreklerde… umuda kelepçe vuramazsınız. (Brecht gider)

THEMİS: Hayırlı işler…

HAKİM: (Birden korkar)

THEMİS: Ne yapıyorsun sen?

HAKİM: Themis sen de nerden çıktın? Hani sen uzun bir tatile çıkmıştın? Uzun zamandır yoktun adliyede. Şimdi nerden çıktın?

THEMİS: Tatile çıkmadım. Elimi kolumu bağlamışlardı o yüzden gelemiyordum…

HAKİM: Şeyy… olur mu öyle şey canım?

THEMİS: Evet oldu. Derin bir uykuya dalmıştım. Bu arada neler olmuş neler..

HAKİM: Neler olmuş Themis? Biz sen yokken de adaleti uygulamaya devam ettik.

THEMİS: Hayır inceledim dosyaları. Mesela…

HAKİM: Mesela?

THEMİS: Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük adalet bulamamışlar. Hepsinin katili elini kolunu sallaya sallaya geziyor.

HAKİM: Olur mu Themis biz onları yargılıyoruz..

THEMİS: Hasan Ferit’i hatırlıyor musun? Hani şu gözlerinin içi gülen çocuk. Uyuşturucu çeteleri tarafından katledilmişti.

HAKİM: Bir yerlerden hatırlayacağım.

THEMİS: Kaç mahkemedir adalet arıyor. Onu vuranları serbest bırakıp, adaleti savunanlara darp uygulatmışsınız. Onlarca kadın tecavüze uğruyor katlediliyor bu ülkede ama siz onların katillerini tecavüzcülerini aklamışsınız. Ayakkabı kutularında paralar… saraylar saltanatlar, yolsuzluklar… tırlar dolusu silahlar… oluk oluk akıyor halkların kanı. neden adaleti uygulamıyorsunuz?

( gittikçe kılıcıyla hakimin etrafında dolaşır) Somada ölen üç yüz madenci her gün baretlerinin ışığıyla aydınlattılar yüzümü. Ermenekten çıkıp geldier bir gün üstlerinin başlarının çamuruyla madenciler. Adalet istediler. Peki ya o kara kaşlı çocuk Her akşam benim rüyama giriyor. Ben uyanamadım, 14 yaşında kaldım diyor. Saçlarımı okşuyor. Kulaklarıma fısıldıyor. Ben uyanamadım ama sen uyan Adalet istiyorum diyor. Mezarında rahat uyuyamadığını söylüyor.

HAKİM: Sen nasıl kurtuldun Themis nasıl geldin buraya bir çuval inciri berbat edeceksin…

THEMİS: Nasıl mı kurtuldum? Bir gün şafak vakti uyandım. Bir rüzgar savurdu saçlarımı. Rüyamda öyle hızlı koşuyordum ki seke seke koşuyordum. İçim rahat ve bahtiyardı yüreğim. Şimdi geldim işte adaleti uygulamaya. (kılıcını hakim’e doğrultur)

HAKİM: Aman Themis napıyosun kendine gel.

THEMİS: (Teraziyi açar. Kılıcı ile gözlerini kapatır.)

Buraya onuru namusu erdemi insanlığın yarattığı bütün değerleri koyuyorum. Buraya da suçlarınızı. (terazinin bir kefesine kılıcı koyar) Hırsızlık yalan riya, ahlaksızlık…

Göz bağı nı gösterir. Bak hala gözlerim bağlı. Ancak sizin gözleriniz hep açık. Adaletli değilsiniz. Gözleriniz yaşanan haksızlıkları hiç görmedi. Halka karşı suç işlediniz.

Hangisi ağır basıyor? İnsanlık. O halde yaşasın halkın adaleti.

KORO:

Ekmek her gün nasıl gerekliyse nasıl,
adalet de gerekli her gün,
hem o,günde bir çok kez gerekli.

Adaletin ekmeğini de
kendisi pişirmeli halkın,
gündelik ekmek gibi.

Bol,pişkin,verimli.

MÜZİK: LANET

oyuncular gelir, selamlama yapar fonda şarkı çalar.

NO COMMENTS

Leave a Reply