Dev-Genç’li Olmak! | eda çalışkan

Dev-Genç’li Olmak! | eda çalışkan

1160

Dev-Genç 46 yaşında. Kısacık ömürlerine koca yürekler taşıyarak çıktılar bu yola. Gözlerini
kırpmadan feda ettiler kendilerini. Halkı, vatanı sevmenin adı Dev-Genç oldu. Mahir’in ektiği
tohum büyüyüp serpildi; 46 yıllık koskoca onurlu, şanlı bir tarih oldu. İçinde nice yiğitler
besledi, kaç yüreğe sevda oldu, umut oldu, çocukların gözlerinde ışık oldu şafak şafak baktı,
bahtiyar bahtiyar güldü.

Mahirlerden bugüne feda kuşağının adıdır Dev-Genç. Nerede bir adaletsizlik yaşansa, kılıcın
kestiği yerde Dev-Genç vardır.
Bu düzen kirletir insanı, bir bataklığa saplanmış gibi içine çeker seni. Çocuk yaşta uyuşturucu
kullandırır, çocuk yaşta tecavüz eder, çocuk yaşta çalıştırır, çocuk yaşta evlendirir; bu düzenin
hakkı-hukuku yoktur, tek bir hak vermez sana okumak haramdır, doyasıya gülmek eğlenmek
haramdır. Hepsi bir savaş aslında.. Bir savaş var evet, çetin bir savaş, yaşama savaşı… Bu
savaş anne karnında başlıyor. Daha anne karnında açlığı, yoksulluğu görüyor, katliamı
görüyor el kadar yürek. Anne karnından bıçakla çıkarılıp alınıyor. Daha gülmeyi öğrenmeden,
daha bir adım bile atmamışken, daha yüreğine sevda düşmemişken görüyor, duyuyor, işitiyor.

Bu düzenin yaşı yoktur. Açlığın, yoksulluğun yaşandığı bir yaş da yoktur. Ezenlerin ve
ezilenlerin yaşadığı bir dünya vardır. Birilerinin saraylarda yaşadığı, birinin kafasını sokacak
yer bulamadığı bir dünya vardır. Bu dünyada hangi tarafta olmak adildir, hangi tarafta olmak
onurlu, namuslu yaşamaktır? Susmak mıdır yoksa doğru olan? Üç yaşında kıyıya vurmuşken

Aylan bebek, hak mıdır susmak, sesini çıkarmamak, göz yummak? Hak değildir elbette. Bu
yüzden vardır bu savaş, haklıyla haksızın savaşı, ezenle ezilenin savaşı… Bu savaşta haklıdan
yana, ezilenden yana olmak en namuslu yerde olmaktır. İşte Dev-Genç Bedrettinlerden, Pir
Sultanlardan bu yana ekilen bu tohumu büyüttü bizim topraklarımızda. Zalimin zulmüne karşı
durmayı, dayanışmayı, paylaşmayı bu topraklarda büyüttü. Berkin de bu topraklarda büyüdü
bu halkın bağrında bir fidan oldu. Elif, Şafak, Bahtiyar hepsi tek tek işlendi yüreklerimize.

Güzelliğin, iyiliğin mayası vardı yüreklerinde. Ne ben daha çocuğum dediler, ne benim daha
önümde yapacak çok şeyim var, hayallerim var dediler, ne de benden artık geçti bu yaştan
sonra benden bir şey olmaz dediler. Zalimin zulmünün yaşı yoktur dedik, Dev-Genç’linin de
yaşı yoktur. 10 yaşında çıkar zalimin karşısına gerer kollarını, hadi buradayım der. “Ne tankın, ne tüfeğin beni bitiremez beni yok edemez” der. 51 yaşında kurşunu bittiyse taşla
cevap verir. Teslim olmam ben der sen teslim ol, asıl siz suçlusunuz, sizsiniz halkın kanını
emen, halkın üstüne bombalar yağdıran, 35 günlük bebekleri kundağında katleden.
Dev-Genç’li olmanın yaşı yoktur. Dev-Genç’li olmak bir ruhtur. Dev-Genç’li olmak halkına,
vatanına kendini hesapsız sunabilmektir. Bu bir kültürdür, yüzyılların direnme geleneğidir.
Her an her yerde haksızlığın, adaletsizliğin olduğu her yerde bir Dev-Genç’li yüreği atar.
Geleceği umutla kuracağımız yarınlarda bir umuttur Dev-Genç.46 yıl boyunca direnen,
düşmandan tek bir aman dilemeyen, işkencelerden geçirilen, kurşunlara tutulan ama
vazgeçmeyen bir Dev-Genç’imiz var ne mutlu bize.

NO COMMENTS

Leave a Reply