bir ödül uğruna | görkem karaca

bir ödül uğruna | görkem karaca

1094

Tavır’da her zaman olduğu gibi düzenin yozlaştırma aleti olan televizyondan bir program daha eleştiriyoruz. İlkin Show TV’de yayınlanan fakat daha sonra Acun medyanın TV8 kanalını satın almasıyla birlikte o kanalda gösterilmeye devam eden Survivor adlı yarışma programını ele alacağız.

Dışardan bakıldığında sadece bir grup insanın birtakım oyunlar oynayarak ödül alması ve sona kalan yarışmacının kazandığı bir program gibi gözükse de, Survivor ihanetin, alçaklığın, küçük bir ödül uğruna dostlarını harcayabildiğin bir TV şovudur. İnsanların kendi namuslarını, haysiyetlerini üç kuruşa nasıl pazarladığını gösteren bir yarışmadır.

Yarışma konusunu biraz açacak olursak; yapımcılığı Acun Medya şirketi üstlenmektedir. Zaten bu da Acun Ilıcalı ve Acun medyanın ilk eleştirdiğimiz programı değil. Aslında Acun Medya dediğimiz anda az çok kime hizmet ettiğini bize hiçbir şey katmayan bir program olduğu aklınıza gelmiştir ama yine de içinde ne pislikler döndüğünden haberiniz olsun, sonuçta “Kendini tanı, düşmanını tanı ve yenilmez ol” demiş Vietnamlı bir savaşçı. İlk olarak yarışmacılar ünlüler ve gönüllüler olarak ikiye ayrılıyor daha sonra her iki taraf farklı olmak koşuluyla iki adaya götürülüyor ve burada hiçbir şekilde o insanlara yemek verilmiyor. Beslenmelerini ise adada bulduğu yiyecek ya da ödül oyunlarından kazandıkları yemek ile sağlıyorlar. Ve böylece adada hayatta kalmaya çalışıyorlar. Hiçbir şekilde ne kişisel temizlik ne de kendi ihtiyaçları sağlanmıyor aslında bakarsanız bir bakıma insanları aşağılıyor da diyebiliriz. Adada; Ödül Oyunları ve Dokunulmazlık Oyunları denilen iki çeşit oyun türü var. Ödül oyunları takım olarak oynanan ve puan aldıkça kazanılan, ucunda bir ödül olan oyunlara deniliyor. Dokunulmazlık oyunu ise tamamen bireysel olarak oynanan bir oyundur. Aslında takım arkadaşlarını nasıl sattığını gösteren bir oyundur çünkü ne yaparsanız yapın o oyunlarda sadece bir kişi kazanıyor. Kazanan kişi ise aynı hafta ada konseyinde isminin elenenler listesine yazılmasından kurtuluyor. Ve sonunda adada kalan iki kişi final oyunu oynadıktan sonra kazanan kişi büyük bir miktarda para ödülü alıyor.

Programın asıl konusu bu olsa da kendini aşağılamanın diğer bir adı da diyebiliriz çünkü finale kadar takım arkadaşlarının yardımıyla gelmene rağmen onları son oyunda satıyorsun. Neden? Para için tabi ki, çünkü para sistemin onların beyinlerine yerleştirdiği tek “değer”. Sonuç… Kapitalizm insanlara paradan başka hiçbir değer olmadığına inandırmıştır. Ne dostluk, ne arkadaşlık, ne alie hiçbirinin para karşısında değeri kalmamıştır çünkü bu sistem sadece parayla mutlu olabileceğini insanların kafasına işte böyle TV programlarıyla kazımıştır. Biz bu sistemi yenmek için ne yapmalıyız? Tabi ki de ilk olarak televizyondan uzak durmalıyız ve onun yerine bize katkıda bulunabilecek, bizi geliştirecek ve bizi sosyalleştirecek faaliyetlerde bulunmalıyız. Örneğin; elinize bir kitap alabilirsiniz, spor yapabilirsiniz ya da çeşitli kurumlara giderek oradaki insanlardan yeni bilgiler öğrenebilirsiniz. Ne dersiniz?

NO COMMENTS

Leave a Reply