Başkan Babamızın Sonbaharı diye bir kitap vardır bilir misiniz? Gabriel Gar-cio Marquez tarafından kaleme alınmış olan bu kitap, bir türlü ölmek bilmeyen bir diktatörün başından geçenleri anlatır.
Bizim yazımızın girişte anlattığımız kitapla ve kitaptaki karakterle herhangi bir ilişiği yok. Yalnızca böyle de bir kitap var demek için bahsettik. Biz yazımızda, bizim güzel memleketimize armağan edilen Aksaray’dan ve bizi dünya ülkeleriyle yarışacak konuma getiren yeniliklerden bahsedeceğiz. Bildiğiniz gibi Aksaray’da bin küsür oda var ve reisicumhurumuz her gece bir başka odada yatıyor. Bu bizi elbette ki ilgilendirmez. Biz bu durum karşısında elbette ki yalnızca kıvanç duyarız çünkü ülkemizin en başındaki insan dünya standartlarında bir yaşama kavuşmuştur ve elbette ki bizim sıramız gelince bizi de bu konfora ulaştırmaktan geri durmayacaktır.
Recep Tayyip Erdoğan bizim başkan babacığımızdır ve her şeyin en iyisini hak etmektedir. Ve o konuklarının da her şeyin en iyisini hak ettiğini düşünen, düşünceli bir insandır. Mesela geçenlerde Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı Cumhurbaşkanlığı Saray’ın da ağırladı ve hatta ona bir karşılama töreni düzenledi. Bu tören için belki de ge-
ŞUBAT2015|TP İR | 8
celerce sabahlayıp, ülkemizi en iyi nasıl temsil edeceğini düşündü. Bu törende on altı türk devletini temsil eden askerler yer aldı. Başkan babamız kesinlikle çok güzel bir mizansen tasarlamıştı ve sahiden de bu karşılama bir ilk olarak çoktan tarihe geçti. Başkan babamızın bu tasarımına Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı ön ayak oldu. Bu askerler; Osmanlı, Göktürk, Timur Hanlığı, Hazar Kağanlığı, Uygur Kağanlığı, Gazneliler, Altınordu Devleti… toplam on altı türk devletini temsil ediyordu.
Bu fotoğrafın internette yayılmasıyla kıvanç duyan cumhur, bir kez daha geçmişini anımsamış oldu. AKP’nin milletvekilleri tarafından da ‘’ 90 yıllık reklam arası sona eriyor. Osmanlı yeniden…’’ gibi açıklamalar yapınca elbette bütün bir hafta heyecanlı bir bekleyişle geçti durdu. Ardından Sinan Çetin, Türkiye’nin adının Osmanlı olarak değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Elbette ki bu da bir heyecan kattı… Aynı günlerde oyuncu Tamer Karadağlı verdiği röportajla, ‘’hepimiz cumhurbaşkanımızdan korkuyoruz’’ diyerek duygularımıza tercüman oldu. Karadağlı, cumhurbaşkanımızın herkesin hayatı hakkında söz söyleme hakkının olduğunu ve hepimiz ondan korktuğu için sustuğumuzu söyledi. Elbette ki haklı! Hem o başkan babamız, kızsa da sövse de bizi sever sayar. Biz bunu biliriz.
Başkan babamızın büyük emeklerle düşündüğü karşılama törenine dair bir fotoğraf paylaşıp, üzerinde bornoza benzer bir kıyafet olan asker için ‘’bu asker de duşakabinoğullarından mı’’ diye soran, Pamukkale Tıp Fakültesi Dekanı Hasan Herken yaptığı espri başkan babamızı güldürmeyince istifa etmek durumunda kaldı. Elbette ki layığını bulmuş oldu.
Biz üç tarafı denizlerle, dört tarafı hırsızlarla kaplı bir memlekette gül gibi yaşayıp gidiyoruz. Başkan babamızın icraatlarıyla dünya bizden haberdar oluyor. Bizim kendimizi, kendi bedenimizi, soyumuzu, sopumuzu düşünmemize gerek kalmadan başkan babamız bizim için de düşünüyor. Sanatçılarımız başkan babamızdan korktuğunu dile getiriyor. Dekanlarımız, yaptıkları espriler başkan babamızı güldürmeyince makamlarını devrediyor. Hak, hukuk, adalet dediğimizde adeta sinkaf yapmışız gibi başkan babamız elimize cetvelle vurmaktan geri durmuyor. Çünkü o en çok bizi düşünüyor.. Biz çok güzel bir memlekette yaşıyoruz mesela, hırsız katil diyorsun herkes kimden bahsettiğini anlıyor. □
*gabriel garcio marquez

Benzer Yazılar

1137

1777

1277

2143

NO COMMENTS

Leave a Reply