Asıl korkuları halk! | Fazıl Aktaş

Asıl korkuları halk! | Fazıl Aktaş

646

Yeni baskı yasaları geçiriliyor meclis- ten son hızla. Polise katliam hakkı! Ta- nınıyor, taşa, sopaya, molotofa karşı. Yeni TOMA’lar yolda. Mevcutlar çok yetersiz çünkü. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı kuşa çevriliyor, hat- ta fiilen ortadan kaldırılıyor, mülke amirlerin iznine bağlanarak… Bundan önceki baskı yasaları yetmedi AKP’ye,bunlar da yetmeyecek, hep daha faz- lasını isteyecek çünkü güçsüz, çünkü korkuyor, çünkü en küçük muhalefe- tin bile kendisini devirecek bir güce erişebileceğinden ürküyor. Yani şu sonucu çıkarmak gerekiyor: Hummalı bir hazırlık var. Saray, geniş kapasiteli bir uçak (uzun yolculuklara uygun ya- kıt kapasiteli), yurtdışı ülkelerden alınan mülkler, çıkarılan yasalar, kolluk güçlerinin artırılan yetkileri, kendine muhalif bütün kesimlere baskı ve gözdağı denemesi… Kime karşı bunca hazırlık Anadolu halklarına, Türkiyeli- lere… Bize, size, hepimize… Ya baskıyla sindirecek ya da burdan kaçıp gide- cek, en baş şakşakçılarıyla birlikte..

Fethullah Gülen Cemaati’nin medya- sına saldırdı AKP faşizmi en son. Ara- larında bir iktidar (doğallığında rant da) savaşı olduğu biliniyor kamuo- yunca 2013’ün 17-25 Aralık operas- yonlarıyla başlayan. Cemaat, AKP’yi altedebileceğini düşünmüştü ama evdeki hesap çarşıya uymadı, AKP belini doğrulttu tez zamanda. Şimdi de intikam alıyor cemaatten. “Yesinler birbirlerini” ya da “it dalaşı” demenin apolitik bir değerlendirme olacağı açıktır. Çünkü ortada AKP faşizminin cemaat üzerinden tüm halka bir göz- dağı operasyonu var. Faşizmin “fıt- ratında” halk düşmanlığı vardır, ken- dinden olmayan herkese, her güce acımasızca saldırır, ortadan kaldırma- ya, yapamadığı noktada etkisizleştir- meye çalışır. Cemaate yönelik saldırı- ların olacağı 2013’ten beri biliniyordu elbette ama bunu öyle sansanyonel bir şekilde yapıyor ki AKP, kendisini olduğundan daha güçlü gösteriyor,herkese bir korku salıyor iletişim ka- nallarıyla psikolojik harp yöntemleri uyguluyor. Fethullahçılar üzerinden tüm halkı teslim alma… AKP’nin arzu- ladığı budur.
Moda deyimle “algı operasyonu” ama doğru adla “psikolojik savaş”tır AKP’nin cemaate yönelik saldırıları. Elbette fiziki olarak da cemaate yük- leniyor, siyasi-ekonomik olarak onun tüm kanallarını kapatmak için elin- den geleni yapıyor. Polisiye yöntem- leri bir yandan hayata geçirirken, öte yandan cemaatin şirketlerini denetim altına alıyor, müfettişlerini onların üzerine salıyor. (Bank Asya’yı bitirme operasyonu hatırlansın.) Onlarca şir- ket bugün denetim altında. Dersane- ler 2015’te kapanacak…

Fettullahçı basına saldırıyor görüyor- sunuz. Zaman’a, Samanyolu’na, gaze- tecilere, yazarlara, hatta senaristlere bile. Tüm dünya canlı yayınlarla izli- yor.. Bir gazeteci dostun dediği gibi.. Geçmişte bu faşizmin yöneticiliğini, uygulayıcılığını yapanlar şimdi aynı faşizme uğruyor.. Öyle de böyle de fa- şizm insanlık dışıdır, onurumuza karşı- dır. Doğallığında karşı çıkmak gerekir. Bugün birine gerekir bu sahiplenme, yarın diğerine..

Tıpkı bize Tuncay Özkan’ların duru- munu hatırlattı… F Tipi hücreleri övü- yordu, yöneticisi olduğu kanalından.. Kameralarla hücreleri gezdi.. “Oh ne güzel odalar bunlar”, lüks diyordu. Ne oldu? Bir gün kendisi gördü orala- rı. Nasıl ağlıyordu bu sefer.. Bunu da unutmuyoruz. Demek ki sana da ge- rekti bir gün Tuncay Özkan sahiplen- me ve gerçekler. Şimdi de aynı sahne- ler tekrar ediyor. Bu kez cemaat grubu Tuncay Özkan durumuna düşüyor. İktidardaki pastadan pay kapma ya- rışları. O paya kim sahip oluyorsa di- ğerini eziyor. Ama işte yeri geldiğinde de halka karşı, emekçilere karşı, ezilen sınıfa karşı, devrimcilere karşı hepsi birleşiyor, her dönem sırtlarında olan Amerika’yla birlikte.

İzliyoruz hallerini.. “Özgür basın sus- turulamaz”, “Free for press”, “Free Me- dia Can Not Be Silenced”, “Bunu da Yaz Tarih” dövizleri taşıyor, sloganları atıyorlar cemaat çevresi. “Hukuk Kat- liamı” diyorlar gazetecileri..

İşte sorma zamanımız geldi bizim de.. Neredeydiniz? Dünyanın en çok tutuklu gazetecesinin olduğu bir ül- kede yaşıyordunuz.. Hepsini izledi- niz, sıra kendinize geldiğinde nasıl da canı yanmışçasına bağırıyorsunuz. İşte bu sloganlar bütün ezilenlere, bü- tün yok sayılanlara lazım. “Hukuk kat- liamı” diyor şimdi Fettullahçı medya. Bırakın hukuku, gazeteciler katledildi yıllarca. Sessizliğinizin derinliklerin- deydiniz ve bir kısmınız da alkışlarla izliyordunuz bu gelişmeleri. Ama şim- di biz sizi böyle izlemiyoruz. Biz faşiz- me uğrayan bütün kesimlere sahip çıkıyoruz. Çünkü faşizme karşı olmak onurdur. Bunun gereğini yapıyoruz. Sadece kendine dokunduğunda de- ğil, yanlışa her daim karşı durabilmek, gerçeği sahiplenmektir asıl erdem. Biz böyle bir erdemi ne yazık ki hala sizden beklemiyoruz. Çünkü yarın bir gün barışırsanız yine aynı zulmün içinde olacaksınız halka, emekçilere, devrimcilere karşı. Tuncay Özkan tu- tuklandığında, daha önce F Tiplerini övdüğü haberleri toplayıp gönder- miştik kendisine, yattığı hapishaneye. Şimdi size ne gönderelim anlamanız için, gerçekleri görebilmeniz için. Şimdiye kadar öldürülen gazetecile- rin dökümünü mü? Yoksa kapatılan gazeteleri, dergileri mi? Gazeteyi sa- tıyor diye sırtından başından vurulan gençlerin fotoğraflarını mı? Şu an içe- ride bulunan gazeteci arkadaşlarımı- zın isim listesini mi?

Fethullahçıların AKP ile savaşta elle- rinde bir tek ABD desteği var şimdilik ama artık kırmızı bülten de çıkarıl- dı Fethullah Gülen hakkında. Yarın ABD’nin ne yapacağını kestirmek güç, Fethullah’ı AKP’yi hizaya sokmak, dizginlemek için yanında tutacak mı yoksa Tayyip’in ellerine teslim mi ede- cek meçhul. Yalnız bir tek gerçek var ki, o da cemaat ile AKP’nin çelişkileri nihayetinde uzlaşır çelişkilerdir, yarın yeniden iyi ilişikler tesis edilebilir ara- larında. Ortak yanları halk düşmanlı- ğıdır ve bu özellikleri her zaman bir araya gelmeleri için yeterli sebeptir. Şimdilik uzak bir ihtimal gibi görünü- yor ama ihtimaldışı hiç değildir.

AKP faşizminin halk düşmanlığında kendinden önceki tüm siyasi iktidar- lara fark attığını artık herkes görmüş durumda. Ancak güçlü bir muhalefe- tin ya da iktidar alternatifinin olma- ması ayrı bir yazı konusudur. Gerçek- ten de halk düşmanlığının alenileştiği, hırsızlığın, yolsuzluğun çürümenin ve yozlaşmanın kanıksandığı, daha doğ- rusu kanıksatıldığı, bütün bunlarda ifrata varıldığı gün gibi ortadadır ve bunu AKP faşizmi 12 yıl gibi kısa bir sürede başarmıştır! Şimdi halkı teslim almada hızı iyice artırmış durumda. Çok değil daha bir buçuk yıl önce can ciğer kuzu sarması olduğu cemaat- le, her türden kirli işlerini yaptırdığı bir gruba yönelik kinine bile bakılsa AKP’nin kendi çıkarları için neler ya- pabileceğinin sınırının çizilemeyece- ğini söylemek hiç de akıl dışı olmaya- caktır. Sanılmasın ki AKP çok güçlüdür ve bu gücün sınırı yoktur, hayır asla. Bugünkü görüntünün tanımı, tarifi böyle yapılamaz, yapılmamalı. Çünkü böyle yapıldığı takdirde AKP’nin kadri mutlak ve yenilmez bir güç olduğunu söyleriz ki bu durum eşyanın tabiatı- na aykırıdır. AKP’nin devlet teröründe sınır tanımaması, gücünden değil, asıl olarak güçsüzlüğünden, kendine ve halka güvenmediğindendir. Elinde daha fazla baskı, daha fazla terörden başka bir silah yoktur ve bu silah da bir yere kadar koruyabilir iktidarını.

“Zulmün artsın” dermiş eskiler zalim- lere, “artsın ki sonun çabuk gelsin”… Zulmünü artırıyor AKP faşizmi son yıllarda. Ülkenin en büyük partisiymiş gibi görünüyor ama, gün geçtikçe sı- kışıyor ve daha çok saldırganlaşıyor. Bütün yasalar, paketler, açılımları elle- rinde patlayacak ya o da yakındır.

Benzer Yazılar

1136

1773

1276

2140

NO COMMENTS

Leave a Reply